Bir avukatın, bir hukuk davasındaki dilekçesinde, karşı tarafın tanığı için 'yalancı şahitlik yaptığı aşikardır, bu kişinin beyanlarına itibar edilemez' şeklinde bir ifade kullanması, TCK md. 128'deki 'iddia ve savunma dokunulmazlığı' kapsamında mıdır? Bu ifadenin, uyuşmazlıkla 'bağlantılı olma' ve 'somut vakıalara dayanma' şartlarını karşılayıp karşılamadığını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166162

Bu ifade, TCK md. 128'de düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalır ve hakaret suçunu oluşturmaz. Bu sonuca varırken şu unsurlar değerlendirilmelidir: 1. **Yer ve Şekil Şartı:** İfade, bir yargı mercii olan mahkemeye sunulan yazılı bir dilekçede yer almaktadır. Bu nedenle yer ve şekil şartları gerçekleşmiştir. 2. **Uyuşmazlıkla Bağlantılı Olma:** Bir tanığın beyanlarının güvenilirliğini sorgulamak ve onun doğruyu söylemediğini iddia etmek, bir davanın esasıyla doğrudan bağlantılıdır. Savunma makamı, kendi tezini güçlendirmek ve karşı tarafın delillerini çürütmek için tanıkların güvenilirliğini tartışabilir. Bu ifade, davanın çözümüne yönelik bir argüman niteliğindedir ve uyuşmazlıkla açık bir bağlantısı vardır. 3. **Somut Vakıalara Dayanma ve Olumsuz Değerlendirme:** TCK md. 128, sadece somut isnatları değil, 'olumsuz değerlendirmeleri' de koruma altına almıştır. Bir tanığın beyanının 'yalancı şahitlik' olduğunu söylemek, o tanık hakkında yapılan sert bir 'olumsuz değerlendirme'dir. Bu değerlendirmenin doğruluğu için, avukatın tanığın yalan söylediğini dosyadaki başka delillerle (örneğin, tanığın beyanının dosyadaki bir belgeyle çelişmesi) desteklemesi, iddiasını güçlendirir. Yani, bu değerlendirme, dosyadaki 'somut vakıalara' (tanığın çelişkili beyanları, diğer deliller vb.) dayanmaktadır. Tamamen dayanaksız, keyfi bir saldırı niteliğinde değildir. Avukat, tanığın beyanlarının dosya içeriğiyle çeliştiğini göstermek suretiyle bu değerlendirmesini temellendirebilir. Sonuç olarak, kullanılan ifade sert ve rahatsız edici olsa da, bir davada delillerin tartışılması ve tanık beyanlarının güvenilirliğinin sorgulanması gibi iddia ve savunma hakkının özüne ilişkin bir eylem olduğu için TCK md. 128'in korumasından yararlanır.