6769 sayılı SMK md. 156/2, TPMK aleyhine açılacak davalarda Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesini görevli kılmaktadır. Bu hükmün, 2577 sayılı İYUK'taki genel görev kurallarına göre 'özel norm' teşkil etmesi, 'lex specialis derogat legi generali' ilkesi çerçevesinde ne anlama gelir? Bu ilkenin yargı yolu uyuşmazlıklarındaki rolünü, Yargıtay HGK'nın 2023/11-387 E. sayılı kararı bağlamında açıklayınız.
'Lex specialis derogat legi generali' ilkesi, 'özel kanun, genel kanunu ilga eder (geçersiz kılar)' anlamına gelen temel bir hukuk prensibidir. Bir hukuki durumu hem genel bir kanun hem de özel bir kanun düzenliyorsa, uyuşmazlığın çözümünde özel kanun hükmü uygulanır. Bu ilke, kanun koyucunun belirli bir alanı, genel kurallardan farklı, kendine özgü ihtiyaçları gözeterek düzenleme iradesine dayanır. Yargı yolu uyuşmazlıklarında bu ilkenin rolü, hangi yargı kolunun (adli/idari) görevli olduğunu belirlemektir. 2577 sayılı İYUK, idari eylem ve işlemlerden doğan davaların idari yargıda görüleceğini düzenleyen 'genel kanun'dur. TPMK, bir idari kurum olduğu için, onun eylem ve kararlarından doğan davaların da kural olarak idari yargıda görülmesi gerekir. Ancak, 6769 sayılı SMK md. 156/2, bu genel kurala bir istisna getirerek, 'TPMK'nın bu kanun kapsamındaki tüm kararlarından' doğan davalar için adli yargı içindeki bir ihtisas mahkemesini (Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi) görevli kılan bir 'özel kanun' hükmüdür. Yargıtay HGK'nın 2023/11-387 E. sayılı kararında da bu ilke temel alınmıştır. Kurul, TPMK'nın idari bir kurum olmasına rağmen, kanun koyucunun özel bir düzenleme ile sınai mülkiyet hukukunun teknik ve özel niteliği gereği, bu uyuşmazlıkların uzmanlaşmış adli yargı mahkemelerinde çözülmesini irade ettiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, genel kuralı düzenleyen İYUK yerine, özel ve sonraki tarihli olan SMK hükmü uygulanmış ve davanın adli yargıda görülmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bu, kanunlar çatışmasında özel normun önceliği ilkesinin tipik bir uygulamasıdır.