Bir hastanenin acil servisinde görevli bir hekimin, durumu kritik olan ve acil müdahale gerektiren bir hastaya, kişisel bir husumet nedeniyle kasten müdahale etmeyerek ölümüne sebep olması, TCK md. 83 (Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi) kapsamında 'olası kast' ile mi, 'doğrudan kast' ile mi değerlendirilmelidir? Maddenin gerekçesindeki 'öngörme' unsuru bu ayrımda nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166153

Bu durum, kastın türünün belirlenmesi açısından kritik bir örnek teşkil eder ve somut olayın detaylarına göre her iki şekilde de yorumlanabilir. TCK md. 83, ihmali davranışla öldürmenin kastla işlenebileceğini belirtir, ancak kastın türünü (doğrudan/olası) ayırmaz. Bu ayrım, genel hükümlere (TCK md. 21) göre yapılır. * **Doğrudan Kast (TCK md. 21/1):** Eğer hekim, müdahale etmemesi halinde hastanın kesin olarak veya kuvvetle muhtemel bir şekilde öleceğini biliyor ve bu neticenin gerçekleşmesini de 'istiyor' veya 'kabulleniyorsa', fiil doğrudan kastla işlenmiş sayılır. Özellikle 'kişisel bir husumet nedeniyle' müdahale etmemesi, hekimin ölüm neticesini arzuladığına dair güçlü bir karine oluşturur. Bu durumda, hekimin amacı hastanın ölmesidir ve ihmali davranışı bu amaca ulaşmak için bir araç olarak kullanmaktadır. * **Olası Kast (TCK md. 21/2):** Eğer hekim, müdahale etmemesinin hastanın ölümüne yol açabileceğini 'öngörüyor', ancak 'olursa olsun' diyerek bu neticeyi kabulleniyor, sonucun gerçekleşip gerçekleşmemesine kayıtsız kalıyorsa, olası kast söz konusudur. Maddenin gerekçesinde, '...bir insanın ölebileceğini öngörmüş ise, olası kastla işlenmiş olan öldürme suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir' ifadesi bu duruma işaret eder. 'Öngörme' unsuru her iki kast türünde de vardır. Ayrımı yapan, failin neticeye yönelik iradesidir. Doğrudan kastta netice 'istenir', olası kastta ise 'kabullenilir'. Somut olaydaki 'kişisel husumet' detayı, failin neticeyi sadece kabullenmekle kalmayıp, aynı zamanda istediğine işaret ettiği için fiilin 'doğrudan kastla' işlendiği yönündeki yorumu daha güçlü kılmaktadır. Bu durumda, ihmali davranışla kasten öldürmeden (TCK md. 83) doğrudan kastla sorumlu tutulması gerekir.