Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/1251 E., 2018/1799 K. sayılı kararında, mevsimlik işçilik sürelerinin daimi kadroya geçişte dikkate alınması gerektiği belirtilirken, ilk derece mahkemesinin direnmegerekçesinde yer alan 'Yargıtay 7 ve 22. Hukuk Daireleri arasında görüş farklılığı olduğu ve ihtilafın henüz giderilmediği' argümanı, Yargıtay'ın içtihat birleştirme mekanizması ve Hukuk Genel Kurulu'nun rolü açısından nasıl değerlendirilmelidir?
İlk derece mahkemesinin bu direnme gerekçesi, Yargıtay'ın iç işleyişi ve içtihatların bağlayıcılığı konusunda bir yanılgıyı veya eksik bir değerlendirmeyi yansıtmaktadır. Yargıtay Hukuk Daireleri arasında belirli bir hukuki konuda görüş farklılıkları (içtihat aykırılıkları) ortaya çıktığında, bu aykırılıkların giderilmesi ve hukukta birliğin sağlanması amacıyla başvurulan en üst mekanizma Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'dur. Ancak, bir dairenin bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnmesi üzerine dosyanın geldiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK), o somut uyuşmazlık açısından daireler arasındaki görüş farklılıklarını dolaylı olarak çözen ve o dosya için bağlayıcı bir karar veren bir merciidir. HGK, tüm hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinden oluşur ve dairelerin üzerinde bir 'iç temyiz' mercii gibi işlev görür. 2016/1251 E., 2018/1799 K. sayılı kararda HGK, Özel Daire'nin (7. HD) bozma kararını benimseyerek, mevsimlik sürelerin dikkate alınması gerektiği yönündeki içtihadı o uyuşmazlık için nihai kılmıştır. Bu karar, teknik olarak bir 'içtihadı birleştirme kararı' olmasa da, Yargıtay'ın genel eğilimini ve o konudaki nihai görüşünü yansıttığı için benzer uyuşmazlıklarda emsal teşkil eder. İlk derece mahkemesinin, HGK'nın bu yönde bir kararı varken ve dosya kendi önündeyken 'ihtilaf giderilmedi' diyerek direnmesi, HGK'nın yargı sistemindeki rolünü ve kararlarının bağlayıcılığını göz ardı etmektir.