TCK md. 106 kapsamında 'tehdit' suçunun manevi unsuru nedir? Failin kızgınlıkla veya şaka amacıyla tehdit içerikli sözler sarf etmesi, suçun oluşumunu etkiler mi?
Tehdit suçunun manevi unsuru 'genel kast'tır. Failin, söylediği sözlerin veya yaptığı davranışın bir başkasının hayatına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına yönelik bir kötülük bildirme niteliğinde olduğunu bilmesi ve bu sözü söylemeyi veya davranışı yapmayı istemesi, suçun oluşumu için yeterlidir. Yargıtay içtihatlarına göre, failin tehdidi gerçekleştirme konusunda ciddi olup olmamasının bir önemi yoktur. Önemli olan, sarf edilen sözlerin objektif olarak muhatabın iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya 'elverişli' olmasıdır. Bu nedenle, failin bu sözleri 'kızgınlıkla', 'anlık bir öfkeyle' veya 'şaka amacıyla' söylediğini savunması, kural olarak kastın varlığını ortadan kaldırmaz. Eğer sarf edilen sözler, bağlamı ve söyleniş şekli itibarıyla objektif olarak ciddi bir korku yaratma potansiyeline sahipse, failin iç dünyasındaki nihai amacı (şaka yapmak, korkutmamak vb.) suçun oluşumunu engellemez. Ancak, söylenen sözün bir anlık öfke patlaması sonucu söylenen, ciddiye alınamayacak bir 'beddua' veya 'temenni' niteliğinde olduğu ve objektif olarak korkutuculuk vasfı taşımadığı durumlarda, kastın yokluğundan beraat kararı verilebilir. Ayrım, fiilin objektif olarak korkutuculuğunda yatmaktadır.