Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/1251 E., 2018/1799 K. sayılı kararında, mevsimlik işçilikte geçen sürelerin daimi kadroya geçişte dikkate alınmamasının 'eşitlik ilkesine' aykırılığı nasıl gerekçelendirilmiştir? Aynı veya eşit değerdeki işi yapan işçiler arasında statüye dayalı bir ayrımcılık yapılabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında, mevsimlik çalışmanın yok sayılması, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen 'eşit davranma ilkesi'ne aykırı bulunmuştur. Gerekçelendirme şu mantığa dayanmaktadır: Eşit davranma ilkesi, işverenin, haklı ve objektif bir neden olmadıkça, işyerinde çalışan işçilere farklı muamele yapmasını yasaklar. Somut olayda, hem mevsimlik dönemde hem de daimi kadroda aynı işi yapan, aynı işyerinde çalışan işçiler bulunmaktadır. Bu işçiler arasında sadece işe alınma statülerinin (geçici/daimi) farklı olması, kıdem gibi temel bir hakkın hesaplanmasında farklı muameleyi haklı kılan 'esaslı bir sebep' olarak kabul edilemez. Davacının yaptığı iş değişmeksizin, sadece çalışma süresi tüm yıla yayılmıştır. Bu durumda, önceki çalışmalarını hukuken yok sayarak onu 'yeni işe girmiş gibi' kabul etmek, aynı işyerindeki diğer emsal işçilere göre haksız bir durum yaratır ve eşitlik ilkesini ihlal eder. Karar, statüye dayalı bu tür bir ayrımcılığın, işin niteliği, işçinin performansı, eğitimi gibi objektif kriterlere dayanmadığı sürece hukuka aykırı olduğunu ortaya koymuştur.