Bir mevsimlik işçinin, daimi kadroya geçirildikten sonra geçmiş hizmetlerinin sayılmamasına ilişkin bir protokole imza atması, bu işçinin haklarından feragat ettiği anlamına gelir mi? Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/111 E., 2015/9562 K. sayılı kararında, işçi aleyhine sonuç doğuran bu tür protokollerin geçerliliği nasıl değerlendirilmiştir?
Hayır, işçinin bu tür bir protokole imza atması tek başına haklarından feragat ettiği anlamına gelmez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, bu tür protokollerin geçerliliği, iş hukukunun temel ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Karara göre, Toplu İş Sözleşmeleri veya bireysel protokoller, İş Kanunu'nun işçilere tanıdığı asgari hakları işçi aleyhine daraltamaz; ancak işçi lehine genişletebilir. İşçinin geçmiş kıdeminin (mevsimlik çalışmalarının) hizmet süresine eklenmesi, kıdem tazminatı, derece-kademe ilerlemesi gibi kanundan ve yerleşik içtihatlardan doğan temel bir haktır. Bu hakkı ortadan kaldıran veya kısıtlayan bir protokol hükmü, kanunun emredici kurallarına aykırıdır ve geçersizdir. İşçinin, işverene ekonomik olarak bağımlı olduğu bir ortamda, işini kaybetme endişesiyle bu tür bir protokolü imzalamak zorunda kalabileceği kabul edilir. Bu nedenle, işçi aleyhine açıkça haksızlık oluşturan bu tür protokol hükümlerine, 'sözleşme serbestisi' ilkesine dayanılarak geçerlilik tanınamaz. İşçinin imzası, geçersiz bir hukuki işlemi geçerli hale getirmez. Yargıtay, bu gerekçeyle işçi aleyhine sonuç doğuran protokole itibar edilemeyeceğine karar vermiştir.