Bir ceza davasında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle HAGB kararının açıklanması için yapılacak duruşmada, sanığın savunma hakkının güvence altına alınması için mahkemenin uyması gereken usuli zorunluluklar nelerdir? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/12927 K. sayılı kararı bu konuda ne belirtmektedir?
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının, denetim süresi içinde yeni bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanması (CMK md. 231/11), sanık hakkında yeniden bir mahkûmiyet hükmü kurulması anlamına gelir. Bu nedenle, bu süreçte de sanığın savunma hakkının tam olarak güvence altına alınması zorunludur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/12927 K. sayılı kararında bu usuli zorunluluklar net bir şekilde ortaya konmuştur. Mahkemenin yapması gerekenler şunlardır: 1. **Duruşma Açmak:** HAGB'nin açıklanması kararı, dosya üzerinden verilemez. Mahkeme mutlaka duruşma açmalıdır. 2. **Usulüne Uygun Davetiye:** Sanığın duruşmadan haberdar edilmesi gerekir. Bu amaçla çıkarılacak davetiyede, 'duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına' ilişkin bir ihtar (meşruhat) bulunmalıdır. Bu ihtar, sanığın duruşmaya katılmamasının sonuçları hakkında bilgilendirilmesini sağlar. 3. **Savunma Hakkı Tanımak:** Sanık duruşmaya katılırsa, kendisine denetim süresinde işlediği iddia edilen yeni suça ve HAGB'nin açıklanması istemine karşı savunma yapma hakkı tanınmalıdır. Sanık dinlenmeli, diyecekleri tutanağa geçirilmelidir. Kararda, bu usule uyulmadan, yani sanığa meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeden, yokluğunda mahkûmiyet kararı verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması sayılarak bozma nedeni yapılmıştır.