5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden olan 'gümrüklenmiş değerin iki katı kadar parayı ödeme' suretiyle ceza indiriminden yararlanmanın şartları nelerdir? Bu hükmün 'mükerrirler' veya 'örgüt faaliyeti çerçevesinde' işlenen suçlarda uygulanamamasının ceza siyaseti açısından gerekçesini tartışınız.
5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde düzenlenen ve ödemeye bağlı olan etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir: 1. Failin, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tanımlanan kaçakçılık suçlarından birini (7. fıkra hariç) işlemiş olması. 2. Failin, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödemesi. Bu ödeme soruşturma evresi sonuna kadar yapılırsa ceza yarı oranında; kovuşturmada hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte bir oranında indirilir. 3. Failin kaçakçılık suçlarından dolayı 'mükerrir' olmaması. Yani, daha önceden işlediği bir kaçakçılık suçundan mahkûm olup cezasının infazından sonra belirli bir süre geçmeden yeni bir kaçakçılık suçu işlememiş olması gerekir. 4. Suçun bir 'örgütün faaliyeti çerçevesinde' işlenmemiş olması. Bu indirimin mükerrirler ve örgütlü suçlar için uygulanmamasının ceza siyaseti açısından gerekçesi, bu faillerin suç işleme konusundaki kararlılıkları ve yarattıkları tehlikenin daha yoğun olmasıdır. Kanun koyucu, ilk kez veya münferiden kaçakçılık suçu işleyen ve pişmanlık göstererek devletin vergi kaybını fazlasıyla telafi eden faillere bir şans tanımayı amaçlamıştır. Ancak, kaçakçılığı bir meslek veya yaşam biçimi haline getirmiş olan 'mükerrirler' ile organize bir yapı içinde, daha büyük bir tehlike arz ederek suç işleyen 'örgüt mensupları'nın bu indirimden yararlanmasını engelleyerek, bu tür organize ve profesyonel suçlulukla daha etkin mücadele etmeyi ve caydırıcılığı artırmayı hedeflemiştir. Bu, suçla mücadelede orantılılık ve bireyselleştirme ilkelerinin bir yansımasıdır.