İçtima edilmiş (toplanmış) birden fazla cezası bulunan bir hükümlünün koşullu salıverilmesi geri alındığında, infaz edilecek bakiye cezanın hangi suçtan ne oranda mahsup edileceği ve buna bağlı olarak ceza zamanaşımının nasıl hesaplanacağı konusundaki uygulama sorunlarını ve yazarın makalesindeki çözüm önerisini tartışınız.
Uygulamada, içtimalı cezalarda koşullu salıverilme geri alındığında, TCK md. 68/5 uyarınca 'kalan ceza miktarına göre' zamanaşımı süresi belirlenirken, önceden infaz edilen sürenin içtimaa dahil cezalardan nasıl düşüleceği konusunda belirsizlik yaşanmaktadır. Bazı uygulamalarda, infaz edilen süre, cezalara orantılı olarak veya başka kriterlere göre dağıtılmakta ve her bir ceza için ayrı ayrı kalan miktar üzerinden zamanaşımı hesaplanmaktadır. Makalenin yazarı bu uygulamayı eleştirmektedir. Yazarın çözüm önerisi şudur: Koşullu salıverilme geri alındığında, mahkemenin kararında belirtilen ve aynen infazı gereken 'bakiye ceza süresi' ne ise, ceza zamanaşımı süresi de bu toplam süreye göre tek bir kalem olarak hesaplanmalıdır. Önceden ne kadar cezanın infaz edildiğinin veya bu infazın hangi suçtan sayılacağının bir önemi yoktur. Çünkü infaz devam ederken zaten zamanaşımı işlememektedir. Zamanaşımını ilgilendiren, infazın kesintiye uğradığı andan itibaren kalan ve infazı gereken bakiye cezanın miktarıdır. Yazar, bakiye sürenin cezalara dağıtılmasının yasal bir dayanağı olmadığını, bu durumun bazen lehe bazen aleyhe sonuçlar doğurarak keyfiliğe yol açabileceğini savunmaktadır. Dolayısıyla, koşullu salıverilmenin geri alınması kararındaki 'infaz edilecek bakiye süre' ne ise, TCK md. 68'deki cetvele göre o süreye karşılık gelen zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürmektedir.