TCK md. 19/1, yurt dışında işlenen bir suçtan Türkiye'de yargılama yapılırken verilecek cezanın, suçun işlendiği ülke kanunundaki cezanın üst sınırından fazla olamayacağını düzenler. TCK md. 19/2-b ise bu kuralın 'Türk vatandaşına karşı' işlenen suçlarda uygulanmayacağını belirtir. Bu iki fıkra arasındaki ilişkiyi, mülga 765 sayılı TCK'nın 10/a maddesiyle de karşılaştırarak, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/1782 E., 2016/2254 K. sayılı kararının yorumunu analiz ediniz.
TCK md. 19/1, yabancı ülke kanununu cezanın üst sınırı olarak kabul eden bir 'lehe kanun' prensibi getirir. Ancak TCK md. 19/2, bu prensibe önemli istisnalar tanır. İstisnalardan biri olan (b) bendi, suçun mağdurunun Türk vatandaşı olması durumunda, 1. fıkra hükmünün, yani yabancı ülke kanunundaki üst sınırın dikkate alınmayacağını belirtir. Bu durumda, Türk mahkemesi, failin cezasını sadece Türk kanunlarına göre belirleyecektir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/1782 E., 2016/2254 K. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Kararda, mağdurun Türk vatandaşı olması nedeniyle TCK md. 19/2-b'nin uygulanması gerektiği ve dolayısıyla yabancı (Almanya) ceza kanununun lehe olan cezasının benimsenemeyeceği belirtilmiştir. Ancak kararda ilginç bir şekilde, bu sonuca varılırken uygulama maddesi olarak '765 sayılı TCK'nın 10/a maddesi'nin esas alınması gerektiği ifade edilerek hüküm düzeltilmiştir. Mülga TCK md. 10/a, yabancı kanundaki cezanın üst sınırından fazla ceza verilemeyeceğini düzenliyordu ancak mağdurun Türk vatandaşı olmasına ilişkin bir istisna içermiyordu. Yargıtay'ın bu kararı, 5237 sayılı TCK md. 19/2-b'nin açık hükmüne rağmen, eski kanun dönemindeki içtihatların etkisinin devam ettiğini ve belki de TCK md. 19/2'deki istisnanın adalet ve hakkaniyete aykırı olabileceği yönünde örtülü bir eleştiri barındırdığını düşündürebilir. Ancak sonuç olarak karar, TCK 19/2-b'nin lafzına uygun şekilde, mağdur Türk vatandaşı ise yabancı kanunun dikkate alınmayacağı ilkesini benimsemiştir. Bu, devletin kendi vatandaşını koruma (şahsilik) ilkesinin, lehe kanun ilkesine üstün tutulduğunu gösterir.