Bir ceza davasında, mahkemenin yetkisizlik iddiasını (CMK md. 18) hangi aşamaya kadar ileri sürülebilir ve mahkeme hangi aşamaya kadar re'sen yetkisizlik kararı verebilir? Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/15701 E., 2017/6545 K. sayılı kararında, sulh ceza hakimliğinin esasa girerek karar vermesinden sonra yetki konusunun kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı yönündeki tespitinin hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166112

CMK md. 18/1, sanığın yetkisizlik iddiasını 'ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan önce' ileri sürebileceğini düzenler. CMK md. 18/2 ise, mahkemenin de yetkisizlik kararını 'sanığın sorgusundan önce' verebileceğini belirtir. Maddenin son cümlesi kritiktir: 'Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta re'sen karar veremez.' Bu hüküm, yetkinin, görev gibi kamu düzeninden sayılmadığını ve belirli bir aşamadan sonra kesinleştiğini göstermektedir. Amaç, yargılamanın ilerlemiş bir aşamasında yetki tartışmalarıyla geri dönülmesini engelleyerek usul ekonomisini sağlamaktır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sulh ceza hakimliğinin, başka bir yerdeki idari birim tarafından kesilen trafik cezasına yönelik başvuruyu yetkisizlik kararı vermeden esastan inceleyip reddetmesi durumu ele alınmıştır. Yargıtay, CMK md. 18/2 uyarınca mahkeme işin esasına girdikten sonra (bu aşama sorgudan sonraki bir aşamaya tekabül eder) artık yetki konusunda re'sen karar veremeyeceği gibi, bu hususun sonradan bir kanun yolu denetiminde de (kanun yararına bozma dahil) gündeme getirilemeyeceğine hükmetmiştir. Çünkü yetki, kamu düzenine ilişkin mutlak bir bozma nedeni değildir ve süresinde ileri sürülmediğinde veya mahkemece süresinde karara bağlanmadığında kesinleşir. Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkisizlik nedeniyle kanun yararına bozma talebi reddedilmiştir.