İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin (İHAM) Mansur Yalçın ve diğerleri/Türkiye kararında, Türkiye'deki zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin içeriğinin, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS) Ek 1. Protokol md. 2 (Eğitim Hakkı) açısından ihlal teşkil ettiği sonucuna varılmasının temel gerekçesi nedir? Mahkeme, ders içeriğine Alevilikle ilgili bilgilerin eklenmesini neden yeterli bir çözüm olarak görmemiştir?
İHAM'ın Mansur Yalçın ve diğerleri/Türkiye kararında ihlal sonucuna varmasının temel gerekçesi, Türk eğitim sisteminin, ebeveynlerin dini ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesi konusunda yeterli güvenceler sunmamasıdır. İHAS Ek 1. Protokol md. 2, devlete eğitim ve öğretim alanında üstlendiği görevleri yerine getirirken, ebeveynlerin bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına uygun olarak yapılmasını sağlama hakkına saygı gösterme yükümlülüğü getirir. Mahkeme, Türkiye'deki zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin içeriğinin ağırlıklı olarak İslam'ın Sünni yorumuna dayandığını tespit etmiştir. Mahkemeye göre, ders içeriğine Alevilik veya diğer inançlarla ilgili bazı bilgilerin eklenmesi, sorunu çözmek için yeterli değildir. Çünkü bu eklemeler, dersin Sünni İslam eksenli temel yapısını değiştirmemektedir. Alevi inancının kendine özgü özellikleri ile derslerde benimsenen anlayış arasındaki farkın büyük olması nedeniyle, Alevi ailelerin çocuklarının okulda öğrendikleri ile evde aldıkları değerler arasında bir 'mensubiyet çatışması' yaşayabileceğini belirtmiştir. Mahkeme, bu çatışmayı önleyecek tek etkili yolun, Hristiyan ve Yahudi öğrencilere tanındığı gibi, isteyen velilere dini veya felsefi inançlarını açıklamak zorunda kalmadan çocuklarını bu dersten muaf tutma imkanı sağlayacak etkin bir 'muafiyet sistemi'nin kurulması olduğunu vurgulamıştır. Mevcut sistemin bu güvenceyi sağlamaması, ihlalin temel nedenidir.