Piyasaya sahte para sürme suçunun (TCK md. 197) 'kesintisiz (mütemadi) suç' niteliği, zincirleme suç (TCK md. 43) hükümlerinin uygulanması açısından ne gibi bir sonuç doğurur? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2020/15127 E., 2023/7602 K. sayılı kararında, sanığın farklı tarihlerde ve farklı kişilere sahte para vermesi eylemi neden tek bir suç olarak kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166102

Kesintisiz (mütemadi) suç, fiilin icrasının bir süre devam ettiği ve hukuka aykırı durumun sona ermesiyle suçun tamamlandığı suç tipidir. Piyasaya sahte para sürme suçu da, failin sahte parayı tedavüle koyma iradesi devam ettiği sürece kesintisiz bir nitelik arz eder. Bu kesinti, failin yakalanması, tutuklanması veya suç işleme kararının yenilendiğini gösteren başka bir fiili/hukuki durumla sona erer. Zincirleme suç (TCK md. 43) ise, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi veya aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2020/15127 E., 2023/7602 K. sayılı kararında sanığın, farklı tarihlerde (16.07.2015, 31.08.2015, 03.09.2015) farklı kişilere sahte para vermesi eylemleri, tek bir 'piyasaya sahte para sürme' suç işleme kararı ve iradesi altında, kesintisiz bir şekilde devam eden tek bir fiil olarak kabul edilmiştir. Suç, failin 03.09.2015'te yakalanmasıyla sona ermiştir. Kesintisiz suçlarda, hukuka aykırılık tek bir fiil ile devam ettiği için, bu süreçteki tekrarlanan eylemler ayrıca zincirleme suç oluşturmaz; suçun kendi bünyesinde erir. Bu nedenle, mahkemenin TCK md. 43'ü uygulayarak cezayı artırması hukuka aykırı bulunmuştur. Mahkeme, bunun yerine, suçun işleniş şekli, mağdur sayısı ve sahte para miktarı gibi unsurları TCK md. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde dikkate almalıdır.