5237 sayılı TCK md. 197/1'de düzenlenen parada sahtecilik suçunda, hem hapis cezasının hem de adli para cezasının birlikte öngörülmesinin hukuki niteliği nedir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/2007 E., 2023/7919 K. sayılı kararında mahkemenin sadece hapis cezasına hükmedip adli para cezasına hükmetmemesi neden bozma sebebi sayılmıştır?
TCK md. 197/1, '...iki yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır' demektedir. Buradaki 've' bağlacı, hapis cezası ile adli para cezasının birlikte uygulanmasının zorunlu olduğunu, yani bu iki cezanın birbirinin alternatifi değil, kümülatif (toplamalı) olduğunu gösterir. Bu, kanun koyucunun parada sahtecilik suçunun yarattığı ekonomik tehlikeyi ve haksız kazanç boyutunu dikkate alarak, sadece özgürlüğü bağlayıcı cezayı yeterli görmediğini, aynı zamanda faile mali bir yaptırım da uygulamak istediğini ortaya koyar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/2007 E., 2023/7919 K. sayılı kararında, yerel mahkemenin sanıklara TCK md. 197/1 uyarınca hapis cezası verirken adli para cezasına hükmetmemesi, bu zorunluluğa aykırı olduğu için kanuna aykırılık ve bozma sebebi sayılmıştır. Mahkemenin bu konuda bir takdir yetkisi yoktur. Kanun metni '...hapis VEYA adli para cezası' şeklinde olsaydı, cezalar seçimlik olurdu ve mahkeme birini tercih edebilirdi. Ancak 'VE' bağlacı, her ikisinin de uygulanmasını emredici bir kural haline getirmiştir. Bu nedenle eksik ceza tayini, hükmün bozulmasını gerektirir.