Bir avukatın, çocuğunun hastalığı (Tip 1 Diyabet) nedeniyle kontrol ve tetkikler için hastanede refakatçi olmasını, temyiz süresini kaçırması için HMK md. 95 kapsamında 'elde olmayan bir sebep' olarak ileri sürmesi, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2018/8998 E., 2018/11656 K. sayılı kararında nasıl değerlendirilmiştir? Bu karardan hareketle 'elde olmayan sebep' kavramının yorumlanmasındaki temel kriteri tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166094

HMK md. 95, 'elde olmayan sebeplerle' süresinde bir işlemi yapamayan kimseye eski hale getirme talebinde bulunma hakkı tanır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2018/8998 E., 2018/11656 K. sayılı kararında, avukatın çocuğunun diyabet kontrolü için hastanede refakatçi olması, 'elde olmayan sebep' olarak kabul edilmemiştir. Dairenin bu sonuca varmasındaki temel kriter, mazeretin, süresinde yapılması gereken hukuki işlemi (temyiz dilekçesi verme) objektif olarak imkansız kılıp kılmadığıdır. Kararda, çocuğun muayene ve tetkik işlemlerinin, vekilin 'süresinde bir temyiz dilekçesi vermesine, bir başka avukatı görevlendirmesine (tevkil etmesine) veya müvekkilini haberdar ederek onun tarafından süresinde temyiz dilekçesi verilmesine engel bir durum oluşturmadığı' belirtilmiştir. Bu yorum, 'elde olmayan sebep' kavramının çok dar ve katı bir şekilde yorumlandığını göstermektedir. Mazeretin, failin iradesini tamamen ortadan kaldıran, mutlak ve kaçınılmaz bir nitelikte olması (mücbir sebep benzeri) aranmaktadır. Avukatın, mesleki yükümlülüklerini yerine getirmek için alternatif yolları (tevkil, müvekkile bildirim vb.) deneme imkanı varken, kişisel bir mazeretle bu yükümlülüğü yerine getirmemesi yeterli görülmemektedir.