HMK md. 98/2, temyiz süresinin kaçırılması halinde eski hale getirme talebinin doğrudan Yargıtay'dan istenmesini öngörmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/7771 E., 2015/23074 K. sayılı kararında bu kural nasıl uygulanmıştır? Kararda, usulsüz tebligatın eski hale getirme sebebi olarak kabul edilmesi, talebin kabulünün hangi hukuki sonuçları doğurduğunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166093

HMK md. 98/2, kanun yollarından olan temyiz süresinin 'elde olmayan sebeplerle' kaçırılması durumunda, eski hale getirme talebinin inceleme mercii olan Yargıtay'a yapılması gerektiğini düzenleyen özel bir yetki kuralıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/7771 E., 2015/23074 K. sayılı kararında, davalı vekili temyiz süresini kaçırdıktan sonra ilk derece mahkemesine eski hale getirme talebinde bulunmuştur. Yargıtay, öncelikle ilk derece mahkemesinin bu talebi inceleme yetkisi olmadığını, HMK md. 98/2 gereği yetkinin Yargıtay'da olduğunu belirterek yerel mahkemenin ek kararını kaldırmıştır. Ardından, Yargıtay talebin esasını incelemiştir. Davalı vekilinin dosyadaki adresi belli iken, gerekçeli kararın farklı ve usulsüz bir adrese tebliğ edildiğini tespit etmiştir. Usulsüz tebligat, tarafın iradesi dışında sürenin kaçırılmasına neden olan 'elde olmayan haklı bir sebep' olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle Yargıtay, eski hale getirme talebini kabul etmiştir. Bu kabulün hukuki sonucu, kaçırılan temyiz süresinin canlanması ve davalı vekilinin temyiz başvurusunun 'süresinde yapılmış gibi' kabul edilmesidir. Nitekim Yargıtay, bu kararın ardından davalının temyiz itirazlarını esastan inceleyerek hükmü bozmuştur.