TMK md. 405'e göre bir erginin kısıtlanmasını gerektiren 'akıl hastalığı veya akıl zayıflığı' halinin, TMK md. 165'te düzenlenen 'akıl hastalığı' sebebine dayalı boşanma davası açısından farkını ve bu iki kurumun bir boşanma davasında kesişmesi durumunda mahkemenin takip etmesi gereken usulü tartışınız.
TMK md. 405, medeni hakları kullanma ehliyetini etkileyen genel bir koruma tedbiridir ve kişinin 'işlerini görememesi, sürekli yardıma muhtaç olması veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokması' gibi sonuçlara odaklanır. Vesayet, kişinin malvarlığı ve şahısvarlığı üzerindeki tüm hukuki işlemlerini kapsar. TMK md. 165 ise, özel bir boşanma sebebidir ve eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu yüzden 'diğer eş için ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi' şartına bağlanmıştır. Ayrıca bu boşanma sebebine dayanabilmek için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekir. Bir boşanma davasında, davalının akıl hastalığı hem bir boşanma sebebi (TMK 165) hem de bir vesayet gerekliliği (TMK 405) olarak ortaya çıkabilir. Eğer davalının dava ehliyetini etkileyecek düzeyde bir akıl hastalığı iddiası varsa (örneğin evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı bir davada), mahkeme öncelikle bu durumu HMK md. 56 kapsamında bir 'ön sorun' olarak ele almalıdır. Mahkeme, davalının kısıtlanması gerekip gerekmediğini araştırmalı, gerekirse yetkili vesayet makamına bildirimde bulunmalı ve bu konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılamayı ertelemelidir. Vesayet kararı verilirse, davaya vasi devam eder. Eğer dava doğrudan TMK md. 165'e dayanıyorsa, zaten alınacak sağlık kurulu raporu hem boşanma sebebinin varlığını hem de davalının ehliyet durumunu aydınlatacaktır. Davalının ehliyetsiz olduğu anlaşılırsa, kendisine bir vasi atanmadan yargılamaya devam edilemez.