CMK md. 160'ın ikinci fıkrası, Cumhuriyet savcısının 'sadece şüphelinin aleyhine olan hususları değil, lehine olanları da' araştırmakla yükümlü olduğunu belirtir. Bu ilkenin, ceza muhakemesinin hangi temel prensipleriyle ilişkili olduğunu ve uygulamadaki önemini maddenin gerekçesine de atıfla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166084

CMK md. 160/2'de yer alan bu hüküm, ceza muhakemesinin temel prensiplerinden olan 'objektiflik (tarafsızlık)', 'dürüstlük ve hakkaniyet' ve 'maddi gerçeğe ulaşma amacı' ile doğrudan ilişkilidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi, bu hüküm dürüstlük ilkesinin bir gereğidir ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkı ile uyumludur. Bu ilke, Cumhuriyet savcısının soruşturma evresinde bir 'taraf' gibi değil, adeta bir 'yargı organı' gibi hareket etmesi gerektiğini ifade eder. Savcı, şüphelinin suçluluğunu ispatlamaya çalıştığı kadar, masumiyetini ortaya koyabilecek delilleri de toplamakla yükümlüdür. Örneğin, şüphelinin olay anında başka bir yerde olduğunu gösteren bir kamera kaydını veya lehine tanıklık yapabilecek bir kişiyi tespit ettiğinde, bu delilleri de dosyaya dahil etmelidir. Bu yükümlülük, soruşturma evresinin adil yürütülmesini, gereksiz davaların açılmasını önlemeyi ve nihayetinde mahkemenin maddi gerçeğe en doğru şekilde ulaşmasını sağlamayı amaçlar. Savcının tek yönlü delil toplaması, adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının ihlali anlamına gelir.