Duruşmada tefhim edilen (açıklanan) 'kısa karar' ile sonradan yazılan 'gerekçeli karar' arasında bir çelişki olması halinde hangisi esas alınır? Hukuk ve ceza yargılaması açısından bu durumu açıklayınız.
Kısa karar, hakimin duruşma sonunda verdiği ve hüküm sonucunu içeren karardır. Gerekçeli karar ise bu hükmün dayanaklarını açıkladığı metindir. Kural olarak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekir. Çelişki halinde durum yargılama türüne göre farklılık gösterir: 1) Hukuk Yargılaması: Yargıtay içtihatlarına göre, kısa kararla çelişkili olan bir gerekçeli karar 'yok hükmünde' kabul edilir ve bu durum tek başına bir bozma nedenidir. Esas olan, duruşmada tarafların yüzüne karşı açıklanan kısa karardır. 2) Ceza Yargılaması: Ceza davalarında ise, sanığın lehine veya aleyhine olmasına bakılmaksızın, infaz işlemlerinde 'kısa karar' dikkate alınır. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki, CMK m. 232'ye aykırılık teşkil eder ve genellikle bir bozma sebebidir. Ancak infazın temeli, duruşmada tefhim edilen kısa karardır.