Bir ceza davasında, sanığın eylemi uzlaştırma kapsamında olmasına rağmen, mağdur uzlaşma teklifini kabul etmemiş ve uzlaşma sağlanamamıştır. Bu durum, daha sonra kovuşturma aşamasında sanığın aleyhine bir durum olarak değerlendirilebilir mi veya cezanın belirlenmesinde bir etken olabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #165178

Hayır, kesinlikle değerlendirilemez. Uzlaştırma sürecinin başarısızlıkla sonuçlanması, yani taraflardan birinin teklifi reddetmesi veya anlaşmaya varılamaması, kovuşturma aşamasında sanığın aleyhine hiçbir şekilde yorumlanamaz. Bu ilke, uzlaştırma kurumunun temel güvencelerinden biridir. CMK m. 253/20'deki gizlilik ve delil yasağı, sadece müzakerelerdeki beyanları değil, aynı zamanda uzlaşmanın sağlanamaması olgusunu da kapsar. Mahkeme, hüküm kurarken, 'mağdur uzlaşmak istemedi, demek ki sanığın suçu daha ağır' veya 'sanık uzlaşmaya yanaşmadı, demek ki pişman değil' gibi bir çıkarımda bulunamaz. Tarafların uzlaşıp uzlaşmaması, onların tamamen kişisel ve hukuki takdiridir. Uzlaşmanın sağlanamaması, sadece uzlaştırma yolunun tüketildiği ve genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği anlamına gelir. Hakim, dosyayı bu bilgi hiç yokmuş gibi, mevcut delillere göre esastan karara bağlamak zorundadır. Bu durumun, cezanın TCK m. 61'e göre bireyselleştirilmesinde dahi (lehe veya aleyhe) bir etken olarak kullanılması hukuka aykırıdır. (Referans: Genel CMK bilgisi ve or.av.tr/guveni-kotuye-kullanma-sucu/ metnindeki uzlaşma bölümünün ruhuyla)