Bir icra takibinde, borçlunun mallarına haciz konulmuş, ancak yapılan satıştan elde edilen gelir borcun tamamını karşılamaya yetmemiştir. Bu durumda, alacaklıya verilen 'geçici aciz belgesi' (İİK m. 105) ile takibin sonunda verilen 'kesin aciz belgesi' (İİK m. 143) arasındaki temel farklar nelerdir?
Geçici ve kesin aciz belgesi, her ikisi de borçlunun borcunu ödemeye yetecek malı olmadığını tespit etse de, verildikleri aşama ve hukuki sonuçları bakımından önemli farklar taşır: 1) Geçici Aciz Belgesi (İİK m. 105): - Verildiği Aşama: Haciz sırasında verilir. Haczedilen malların, takip konusu alacağı karşılamaya yetmediği anlaşıldığında, bu durumu tespit eden bir tutanaktır. - Hukuki Sonucu: Bu belge, kesin aciz belgesinin sonuçlarını (tasarrufun iptali davası açma hakkı gibi) doğurmaz. Sadece, alacaklının borç ödemeden aciz halinde bulunan borçluya karşı belirli hukuki yollara (örneğin, iflas yoluyla takip) başvurmasını kolaylaştıran bir ön belgedir. Takibi sona erdirmez. 2) Kesin Aciz Belgesi (İİK m. 143): - Verildiği Aşama: İcra takibinin sonunda, tüm haciz ve satış işlemleri bittikten sonra, alacağın hala tahsil edilemeyen bir kısmı kalmışsa verilir. Veya, en baştan borçlunun hiç haczi kabil malı bulunamazsa da verilebilir. - Hukuki Sonucu: Takibi sona erdirir. Alacaklıya, İİK'da sayılan çok önemli haklar verir: - Tasarrufun İptali Davası Açma Hakkı (İİK m. 277): Alacaklı, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak için yaptığı tasarrufların iptalini isteyebilir. - Zamanaşımının Kesilmesi: Bu belge, 20 yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabidir. - Borç İkrarı Niteliği: Aciz belgesi, borcun varlığını ve miktarını gösteren, Borçlar Kanunu anlamında bir borç ikrarını içeren bir senet niteliğindedir. Metinde AAÜT m. 11/2'de belirtilen ve avukatın ücrete tam olarak hak kazanmasını sağlayan belge, bu 'kesin aciz belgesi'dir. (Referans: zulkufarslan.av.tr/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-2025/ Madde 11 ve genel icra hukuku bilgisi)