Bir ceza davasında, sanığın aynı eylemle hem 'hakaret' hem de 'tehdit' suçunu işlediği iddianamede belirtilmiştir. Mahkemenin, iddianamede anlatılan ancak suç vasfı olarak belirtilmeyen bir eylemden (örneğin, facebook mesajıyla tehdit) dolayı sanığı mahkum etmesi, CMK'nın hangi ilkesine aykırılık teşkil eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #165153

Bu durum, CMK'nın 225. maddesinde düzenlenen 'hükmün konusunun ve sınırlarının, iddianamedeki fiil ve faille sınırlı olması' ilkesine aykırılık teşkil eder. Bu ilkeye göre, mahkeme, ancak iddianamede anlatılan ve sınırları çizilen 'fiil' hakkında hüküm kurabilir. Mahkeme, iddianamede gösterilen fiilin hukuki nitelendirmesiyle (suç vasfıyla) bağlı değildir; yani savcı 'hırsızlık' dese bile mahkeme eylemi 'yağma' olarak nitelendirebilir. Ancak, mahkeme, iddianamede hiç anlatılmayan, dava konusu yapılmayan bir fiilden dolayı sanığı cezalandıramaz. Metinde yer alan Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/14486 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. Olayda, iddianamede sanığın katılanı 'telefonla' tehdit ettiği anlatılmış, ancak mahkeme sanığı iddianamede anlatılmayan 'elektronik posta ve facebook mesajıyla' tehdit etmekten mahkum etmiştir. Bu, hükmün konusunun dışına çıkmak anlamına gelir ve CMK m. 225'e aykırılık oluşturur. Mahkemenin, bu yeni fiillerden dolayı sanığı cezalandırmak istiyorsa, Cumhuriyet savcısından bu fiiller hakkında bir 'ek iddianame' düzenlemesini talep etmesi gerekirdi. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/internetten-sosyal-medya-uzerinden-tehdit-sucu-cezasi.html)