Bir kimsenin, konutuna rızasına aykırı olarak giren fail hakkında açılan davada, failin eyleminin TCK m. 119/1-d uyarınca 'var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak' işlendiği iddia edilmektedir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için failin o örgüte üye olması şart mıdır?
Hayır, failin o örgüte üye olması şart değildir. TCK m. 119/1-d'deki nitelikli halin uygulanabilmesi için önemli olan, failin, eylemi işlerken mağdur üzerinde daha fazla korku ve baskı yaratmak amacıyla, 'var olan veya varsayılan' bir suç örgütünün ismini, sembolünü veya korkutucu gücünü kullanmasıdır. Fail, gerçekte üyesi olmadığı bir örgütün adını kullanarak da bu suçu işleyebilir ('varsayılan suç örgütü'). Kanun koyucunun burada cezayı ağırlaştırmasının sebebi, failin örgüt üyesi olup olmasından ziyade, mağdurun iradesi üzerinde oluşan ek korku ve baskıdır. Mağdur, karşısındakinin sadece bir kişi değil, arkasında organize bir güç olan bir yapı adına hareket ettiğini düşündüğü için, direnme gücü daha fazla kırılır. Dolayısıyla, failin 'ben X örgütündenim' diyerek konuta girmesi, kendisi o örgüte üye olmasa bile, bu nitelikli halin uygulanması için yeterlidir. (Referans: or.av.tr/konut-dokunulmazligi-ihlali-sucu-tck-116/ - Nitelikli Haller bölümü ve TCK m. 119'un lafzı)