Bir hukuk davasında, davalı, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. Mahkeme, davacının iddialarını yerinde bularak davanın kabulüne karar vermiştir. Bu kararın gerekçesinde, mahkemenin sadece davacının iddialarını ve delillerini özetlemesi yeterli midir, yoksa HMK m. 297'ye göre uyması gereken başka yükümlülükler var mıdır?
Hayır, sadece davacının iddialarını ve delillerini özetlemesi yeterli değildir. Davalının savunma yapmamış olması, hakimi gerekçeli karar yazma yükümlülüğünden kurtarmaz. HMK m. 297'de sayılan unsurlar, davanın her iki tarafının da aktif olarak katıldığı durumlar için olduğu kadar, tek taraflı ilerleyen davalar için de geçerlidir. Mahkemenin, gerekçeli kararında şu hususlara yer vermesi zorunludur: - Davacının iddia ve taleplerinin özeti. - Davalının cevap vermediği ve savunma yapmadığının tespiti. - Davacının sunduğu delillerin (tanık beyanları, belgeler, bilirkişi raporu vb.) neler olduğu. - Bu delillerin 'tartışılması ve değerlendirilmesi': Mahkemenin, davacının sunduğu delilleri neden inandırıcı bulduğunu, bu delillerin iddia edilen vakıaları ispatlamaya neden yeterli olduğunu açıklaması gerekir. - Sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep: Mahkemenin, davacının delilleriyle ispatlanmış kabul ettiği maddi vakıalardan, davanın kabulü sonucuna hangi hukuki kuralları (kanun maddeleri, içtihatlar) uygulayarak ulaştığını mantıksal bir bağ içinde göstermesi gerekir. Kısacası, davalının yokluğunda dahi, mahkeme davacının iddialarını re'sen araştırmak ve kabul kararını hukuki ve mantıksal bir gerekçeye dayandırmakla yükümlüdür. Aksi takdirde karar, 'gerekçesiz' olduğu için kanun yolunda bozulabilir. (Referans: ayboga.av.tr/gerekceli-karar-nedir/)