Bir hukuk davasında mahkeme, 'davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması' nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir (örneğin, zorunlu arabuluculuğa başvurulmaması). Bu durumda davalı vekili lehine hükmedilecek avukatlık ücreti nasıl belirlenir?
Bu durum, AAÜT'nin 7. maddesinin 2. fıkrasında özel olarak düzenlenmiştir. Maddeye göre, 'Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.' Bu hüküm, davanın esasına girilmeden, usuli bir eksiklik nedeniyle reddedilmesi halini düzenler. Vekalet ücreti şu şekilde belirlenir: 1) Öncelikle, dava değeri üzerinden Tarife'nin üçüncü kısmına (nispi cetvel) göre bir vekalet ücreti hesaplanır. 2) Ancak, bu şekilde hesaplanan nispi ücret, bir üst sınırla kısıtlanmıştır. Hükmedilecek ücret, davanın görüldüğü mahkeme (Asliye Hukuk, Tüketici Mahkemesi vb.) için Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde öngörülen 'maktu' vekalet ücretini geçemez. Yani, mahkeme önce nispi ücreti hesaplar, eğer bu ücret maktu ücretten az ise nispi ücrete, maktu ücretten fazla ise maktu ücrete hükmeder. Bu, davanın esasına girilmediği için avukatın daha az emek harcadığı varsayımına dayanan bir düzenlemedir. (Referans: zulkufarslan.av.tr/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-2025/ Madde 7)