Bir eser sözleşmesinde, yüklenicinin kişisel özelliklerinin (örneğin, ünlü bir ressamın portre yapması) önem taşıdığı bir durumda, yüklenicinin ölmesi veya eseri tamamlama yeteneğini kusuru olmaksızın kaybetmesi halinde, sözleşmenin akıbeti ne olur? (TBK m. 486)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #165124

Bu durum, TBK m. 486'da özel olarak düzenlenmiştir. Kural olarak, borçlunun ölümü borcu sona erdirmez ve mirasçılarına geçer. Ancak, borcun ifasının borçlunun kişisel özelliklerine bağlı olduğu sözleşmeler bu kuralın istisnasıdır. TBK m. 486'ya göre: 'Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer.' Bu, sözleşmenin ileriye etkili olarak 'kendiliğinden' (herhangi bir fesih beyanına gerek kalmaksızın) sona ermesi anlamına gelir. Bu durumda, iş sahibinin de bir yükümlülüğü bulunmaktadır. Aynı maddenin ikinci cümlesine göre, '...iş sahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.' Yani, eğer o ana kadar tamamlanan kısım iş sahibi için bir anlam ifade ediyor ve kullanılabilecek nitelikteyse, iş sahibi bu kısmı reddedemez. Tamamlanan kısmın bedelini yüklenicinin mirasçılarına veya kendisine ödemek zorundadır. Örneğin, bir binanın kaba inşaatı bitmişse, iş sahibi bu kısmı kabul edip bedelini ödemeli ve kalan işi başka bir yükleniciye yaptırmalıdır. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/eser-sozlesmesi-nedir-sartlari-unsurlari/)