Bir kimse, facebook, twitter gibi ABD merkezli bir sosyal medya şirketi üzerinden işlenen bir tehdit suçu nedeniyle şikayetçi olmuş, ancak savcılık, bu şirketlerin istinabe taleplerini yanıtsız bırakması ve failin kimliğine ulaşılamaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) vermiştir. Bu karara karşı itiraz eden şikayetçinin itirazının kabul edilmesi için hangi argümanlar ileri sürülebilir? Yargıtay'ın 'eksik soruşturma' konusundaki yaklaşımı nedir?
Bu durumda şikayetçi, KYOK'a itiraz ederken, savcılığın soruşturmayı eksik yürüttüğü argümanını ileri sürmelidir. Yargıtay'ın, metinde yer alan 4. Ceza Dairesi'nin 2018/4172 K. sayılı kararında da belirttiği gibi, savcılığın sadece yurt dışı kaynaklı şirketlerin cevap vermediği gerekçesiyle soruşturmayı sonlandırması 'eksik soruşturma' olarak kabul edilmektedir. İtirazda şu hususlar vurgulanmalıdır: 1) Diğer Delil Araştırma Yollarının Tüketilmemesi: Savcılığın, sadece istinabe talebiyle yetinmemesi, failin kimliğini tespit için diğer tüm yolları denemesi gerektiği belirtilmelidir. Bu yollar şunlar olabilir: - Hesabın profil bilgileri, paylaşımları, arkadaş listesi, etiketlendiği fotoğraflar gibi halka açık veriler üzerinden kolluk marifetiyle 'açık kaynak araştırması' yapılması. - Hesapla ilişkili olabilecek e-posta adresleri veya telefon numarası kırıntılarının araştırılması. - Mağdurun ve tanıkların (varsa), hesabı kullanan kişiye dair bilgilerinin olup olmadığının detaylı bir şekilde sorulması. 2) İstinabe Usulünün Denenmesi: Şirketler doğrudan cevap vermese bile, ABD adli makamlarıyla resmi istinabe (adli yardımlaşma) prosedürünün usulüne uygun olarak başlatılıp sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülebilir. Yargıtay, bu tür araştırmalar yapılmadan, sadece failin kimliğine ulaşılamadığı gerekçesiyle verilen KYOK kararlarını, eksik soruşturma nedeniyle hukuka aykırı bulmakta ve itirazın kabul edilmesi gerektiği yönünde kararlar vermektedir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/internetten-sosyal-medya-uzerinden-tehdit-sucu-cezasi.html)