Bir apartmanın kat mülkiyeti kurulu olmayan, tüm daireleri tek bir murise ait olan ve 5 mirasçıya intikal eden bir binanın ortaklığının giderilmesi davasında, mahkemenin öncelikle hangi taksim yöntemini araştırması gerekir? Dairelerin değerlerinin birbirine eşit olmamasının bu araştırmaya etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #165118

Bu durumda, mahkemenin öncelikle 'aynen taksim' imkanını araştırması gerekir. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarında, taraflardan biri talep etse dahi, satış yoluyla ortaklığın giderilmesi en son çaredir. Aslolan, mümkünse malın paydaşlar arasında aynen paylaştırılmasıdır. Metinde atıf yapılan Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/7202 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. TMK m. 642 ve 650 uyarınca, mahkeme şu yolu izlemelidir: 1) Aynen Taksim İmkanının Araştırılması: Muristen intikal eden 5 adet bağımsız bölüm (daire) ve 5 adet mirasçı bulunduğundan, her bir mirasçıya bir daire düşecek şekilde bir paylaştırmanın mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. 2) Değer Tespiti ve İvaz İlavesi: Dairelerin değerlerinin (konum, kat, cephe, büyüklük vb. nedenlerle) birbirine eşit olmaması, aynen taksime engel değildir. Mahkeme, uzman bir bilirkişi heyeti aracılığıyla her bir dairenin ayrı ayrı değerini tespit ettirmelidir. Daha sonra, daha değerli bir daireyi alan mirasçının, daha az değerli daireyi alan mirasçıya, aradaki değer farkını para olarak ödemesi (ivaz ilavesi) suretiyle paylar arasında denklik sağlanır. 3) Kur'a Çekimi: Paylar (her bir daire ve varsa eklenecek ivaz) bu şekilde oluşturulduktan sonra, hangi dairenin hangi mirasçıya verileceği konusunda anlaşma olmazsa, kur'a çekilerek özgüleme yapılır. Mahkemenin, bu şekilde bir aynen taksim mümkünken, doğrudan binanın veya dairelerin satışına karar vermesi, kanuna aykırıdır ve bozma nedenidir. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/miras-hukuku-yargitay-kararlari/)