Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyerek kamu davası açma zorunluluğunun (mecburilik ilkesi) istisnalarından olan 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' (KDAE) ile 'uzlaştırma' kurumları arasındaki öncelik-sonralık ilişkisi nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #165100

CMK'da bu iki kurum arasında net bir öncelik-sonralık ilişkisi kurulmuştur. Öncelik 'uzlaştırma' kurumundadır. CMK m. 171/2, KDAE kurumunu düzenlerken, 'Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere...' ifadesiyle başlar. Bu ifade, KDAE'nin uygulanabilmesi için, öncelikle suçun uzlaştırma veya önödeme kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, eğer suç bu kapsamlardan birine giriyorsa KDAE'nin uygulanamayacağını açıkça belirtir. Süreç şöyledir: 1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaştığında, öncelikle suçun uzlaştırmaya tabi olup olmadığını kontrol eder (CMK m. 253). 2) Eğer suç uzlaştırma kapsamında ise, dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir ve uzlaştırma prosedürünü işletir. Bu aşamada KDAE'ye karar veremez. 3) Eğer uzlaştırma prosedürü başarısızlıkla sonuçlanırsa (taraflar uzlaşamazsa), savcı dosyayı tekrar ele alır. İşte bu noktada, eğer suçun cezası ve diğer şartlar (şüphelinin geçmişi, zararın giderilmesi vb.) uygunsa, savcı KDAE kurumunu uygulama takdirine sahip olur. Kısacası, uzlaştırma, KDAE'ye göre öncelikli ve özel bir kurumdur. Bir suç uzlaştırmaya tabi ise, önce bu yol tüketilmeli, ancak sonuç alınamazsa KDAE gündeme gelebilir. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/kamu-davasinin-acilmasinin-ertelenmesi/)