Tebligat Kanunu'na göre 'adi tebligat' ve 'resmi tebligat' ayrımının temel kriteri nedir? Bir avukatın, borçluya ihtarname göndermesi hangi tebligat türüne girer?
Tebligat Kanunu ve ilgili metinlerde geçen 'adi tebligat' (veya özel tebligat) ile 'resmi tebligat' ayrımının temel kriteri, tebligatı çıkaran merciin hukuki niteliği ve işlemin konusudur. 1) Resmi Tebligat: Metinde de belirtildiği gibi, 'Resmi kurumlar ya da kişiler tarafından, resmi bir işlemle ilgili olarak gönderilen tebligatlara resmi tebligat denir.' Bu tebligat türü, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda belirtilen sıkı şekil şartlarına tabidir. Kazai (mahkeme, icra dairesi), mali (vergi dairesi) ve idari (belediye, valilik) tebligatlar bu kapsama girer. Tebligatın usulsüzlüğü, ciddi hukuki sonuçlar (sürelerin işlememesi vb.) doğurur. 2) Adi (Özel) Tebligat: Metinde 'Özel hukuk hükümlerine tabi kurum, kişi ve kuruluşlarca 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu hükümlerine göre yapılan tebligatlar' olarak tanımlanmıştır. Bu, özel hukuk kişilerinin (şirketler, dernekler, bireyler) kendi aralarındaki hukuki ilişkiler çerçevesinde yaptıkları bildirimlerdir. Bu tebligatlar için 7201 sayılı Kanun'daki katı usuller aranmaz. Bir avukatın, müvekkili adına karşı tarafa (borçluya) ihtarname göndermesi, özel hukuk ilişkisinden (örneğin kira, alacak-borç) kaynaklanan bir bildirim olduğu için 'adi (özel) tebligat' niteliğindedir. Bu ihtarnamenin amacı, genellikle karşı tarafı temerrüde düşürmek veya bir hakkın kullanıldığını bildirmektir. Bu tebligatın ispatı için genellikle iadeli taahhütlü posta veya noter kanalıyla gönderim tercih edilir, ancak 7201 sayılı Kanun'daki tebliğ usullerine tabi değildir. (Referans: or.av.tr/tebligat-1/)