5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için, yapılan ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi bir ihale olması zorunlu mudur? Suçun konusu olabilecek ihalelerin kapsamını, madde gerekçesi ışığında açıklayınız.
Hayır, zorunlu değildir. TCK m. 235'in madde gerekçesinde bu husus açıkça belirtilmiştir: 'İhaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için, yapılan ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi bir ihale olması şart değildir.' Suçun oluşması için önemli olan, ihalenin niteliğidir. TCK m. 235/1'e göre, suçun konusu olabilecek ihaleler şunlardır: 'Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihaleleri.' Maddenin 5. fıkrası ise bu kapsamı daha da genişletmiştir. Buna göre, bu suç; - Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları (Barolar, Odalar vb.), - Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da bu meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, - Bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, - Kamu yararına çalışan dernekler, - Kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım/satım ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır. Dolayısıyla, bir alım, satım, kiralama veya yapım işi, yukarıda sayılan kurum veya kuruluşlar adına, rekabete dayalı bir teklif alma süreciyle yapılıyorsa, bu kanunların kapsamında olmasa bile TCK m. 235'in konusunu oluşturabilir. Önemli olan, kamusal bir faaliyete veya kamu yararına hizmet eden bir kuruluşun işlemine fesat karıştırılmasıdır. (Referans: www.zulkufarslan.av.tr/dogrudan-temin-yoluyla-hizmet-alimi/)