Bir kimsenin, konutuna rızası hilafına girilmesi sonucu açılan bir davada, failin eyleminin aynı zamanda hırsızlık suçunu da oluşturduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun şikayeti aranır mı?
Hayır, bu durumda mağdurun şikayeti aranmaz. Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun temel şekli (TCK m. 116/1-2) kural olarak şikayete tabidir. Ancak, bu kuralın önemli bir istisnası, suçun başka bir suçun işlenmesi amacıyla araç olarak kullanılmasıdır. TCK m. 142/4 (metinde 142/2 olarak geçse de güncel fıkra 4'tür), 'Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.' hükmünü amirdir. Bu, 'bileşik suç' (mütemadi suç) benzeri bir düzenlemedir. Kanun koyucu, daha ağır bir suç olan hırsızlığın işlenmesi için konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi halinde, bu eylemleri bir bütün olarak değerlendirmiş ve daha ağır olan suçun (hırsızlık) şikayete tabi olmaması nedeniyle, araç suç olan konut dokunulmazlığının ihlalini de şikayet şartından istisna tutmuştur. Dolayısıyla, savcılık, hırsızlık amacıyla konut dokunulmazlığının ihlal edildiğini öğrendiğinde, mağdur şikayetçi olmasa bile re'sen soruşturma başlatmak ve dava açmak zorundadır. (Referans: or.av.tr/konut-dokunulmazligi-ihlali-sucu-tck-116/)