Manevi tazminat davalarında, davanın kısmen reddi halinde karşı taraf vekili yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği kuralının (AAÜT m. 10/2) hukuki mantığı ve amacı nedir?
Bu kural, 'vekâlet ücretinde denklik' veya 'geçmeme' kuralı olarak bilinir ve temel amacı, hak arama özgürlüğünü korumak ve adaletsiz sonuçları önlemektir. Hukuki mantığı ve amacı şu şekilde açıklanabilir: Manevi tazminat, doğası gereği sübjektif ve takdire dayalı bir alacaktır. Davacının talep ettiği miktarın ne kadarının kabul edileceği, yargılama sonucuna kadar belirsizdir. Davacılar, haklı oldukları bir konuda, ne kadar tazminat alacaklarını bilemedikleri için genellikle yüksek bir miktar talep etme eğilimindedirler. Eğer bu kural olmasaydı, davası kısmen kabul edilen (yani haklılığı mahkemece tespit edilen) bir davacı, reddedilen yüksek kısım nedeniyle, kazandığı vekalet ücretinden çok daha fazlasını karşı tarafa vekalet ücreti olarak ödemek zorunda kalabilirdi. Örneğin, 100.000 TL talep edip 10.000 TL kazanan bir davacı, kendi avukatına 10.000 TL üzerinden ücret kazandırırken, karşı tarafa 90.000 TL üzerinden vekalet ücreti ödemek gibi hakkaniyete aykırı bir durumla karşılaşırdı. Bu durum, kişileri hak aramaktan caydırıcı bir etki yaratırdı. Kanun koyucu, bu adaletsizliği önlemek için, davacının haklılığının bir kısmının dahi sabit olduğu durumlarda, ödeyeceği karşı vekalet ücretini, en fazla kendi kazandığı vekalet ücreti ile sınırlandırarak bir denge kurmuştur. (Referans: zulkufarslan.av.tr/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-2025/ Madde 10)