5271 sayılı CMK'nın 232. maddesi uyarınca, bir ceza mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, sanığın veya katılanın kanun yollarına başvuru hakkıyla ilgili olarak hangi bilgilerin 'açıkça' gösterilmesi zorunludur? Bu bilgilerin eksik veya yanlış gösterilmesinin sonucu ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #165079

CMK m. 232/6, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak, tarafların kanun yolu haklarını etkin bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak amacıyla, hüküm fıkrasında bazı bilgilerin açıkça gösterilmesini zorunlu kılmıştır. Bu bilgiler şunlardır: 1) Başvuru İmkanının Bulunup Bulunmadığı: Verilen karara karşı istinaf veya temyiz gibi bir kanun yoluna başvurma imkanının olup olmadığı. (Örneğin, 'Karara karşı istinaf yolu açıktır.' veya 'Karar kesindir.') 2) Başvurunun Süresi: Eğer kanun yolu açık ise, başvurunun ne kadar süre içinde yapılması gerektiği. (Örneğin, '...tebliğden itibaren 7 gün içinde...') 3) Başvurunun Şekli: Başvurunun nasıl yapılacağı. (Örneğin, '...kararı veren mahkemeye bir dilekçe vermek veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle...') 4) Başvurulacak Merci: Başvurunun hangi mahkemeye (merciye) yapılacağı. (Örneğin, '...ilgili Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmek üzere...') Bu bilgilerin eksik, yanlış veya yanıltıcı bir şekilde gösterilmesi, tarafın kanun yolu hakkını kullanmasını engelleyebileceği veya süresini kaçırmasına neden olabileceği için, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelir. Bu durumda, süreyi kaçıran taraf, 'eski hale getirme' (iade-i muhakeme) talebinde bulunabilir ve mahkemenin bu eksikliği, kanun yolu başvuru süresinin kaçırılmasında haklı bir mazeret olarak kabul edilmesi gerekir. (Referans: ayboga.av.tr/gerekceli-karar-nedir/)