Bir davada, taraflar arasında görülen uyuşmazlığın çözümü, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinin yorumlanmasını gerektirmektedir. Bu durumda, uyuşmazlığın çözüm yeri adli yargı mıdır, idari yargı mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #165030

Uyuşmazlığın konusunun Kamu İhale Kanunu veya Devlet İhale Kanunu'na ilişkin olması, davanın mutlaka idari yargıda görüleceği anlamına gelmez. Davanın görüleceği yargı yolunu belirleyen temel unsur, uyuşmazlığın niteliğidir. - Eğer uyuşmazlık, idarenin kamu gücünü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği bir idari işlemden (örneğin, ihaleden yasaklama kararı, ihalenin iptali kararı) kaynaklanıyorsa, bu işlemin iptali için açılacak dava idari yargının (İdare Mahkemesi) görev alanına girer. - Ancak, ihale süreci tamamlanıp taraflar arasında özel hukuk sözleşmesi (örneğin, yapım sözleşmesi, hizmet alım sözleşmesi) imzalandıktan sonra, bu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar (örneğin, alacak, tazminat, ayıplı ifa talepleri) özel hukuk alanına aittir ve bu tür davalar adli yargıda (Asliye Hukuk veya Ticaret Mahkemesi) görülür. Metinlerde doğrudan bu ayrıma değinen bir kısım olmasa da, 'Haciz İhbarnamesinin Geç Teslimi' başlıklı metinde PTT'nin eylemlerinin özel hukuk alanına girdiği ve adli yargıda dava konusu edileceği yönündeki Yargıtay HGK kararı, kamu tüzel kişilerinin her eyleminin idari yargıya tabi olmadığı, özel hukuk alanındaki faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların adli yargıda çözüleceği ilkesini desteklemektedir. Bu ilke, ihale sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar için de geçerlidir. (Genel Hukuk Bilgisi ve metinlerin ruhundan çıkarım)