Bir şirketin ortağı ve müdürü olan sanık, şirkete ait bir aracı, şirketin diğer ortağının (katılanın) zararına olacak şekilde, emsal değerinin çok altında bir bedelle üçüncü bir kişiye satmış ve satış bedelini şirket kayıtlarına intikal ettirmemiştir. Bu eylem TCK m. 155 açısından hangi suçu oluşturur ve bu suçun uzlaştırma kapsamında olup olmadığını, Yargıtay kararı ışığında değerlendiriniz.
Bu eylem, TCK m. 155/2'de düzenlenen 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturur. Şirket müdürü, hizmet ilişkisi ve kendisine tanınan idare yetkisi gereği zilyetliğinde bulunan şirket malını (aracı), devir amacı dışında (şirket menfaatine değil, kendi veya başkasının menfaatine) tasarruf ederek bu suçu işlemiştir. Satış bedelini şirket kayıtlarına intikal ettirmemesi, bu tasarrufun kötü niyetli olduğunu ve mal edinme kastını açıkça göstermektedir. Metinde yer alan Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/10597 K. sayılı kararında da benzer bir olayda, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu suç, 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Dolayısıyla, bu suçtan dolayı yargılama yapılabilmesi için, CMK m. 253-254 uyarınca öncelikle taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün işletilmesi zorunludur. Uzlaştırma yoluna gidilmeden verilen bir mahkumiyet kararı, usule aykırı olup bozma nedenidir. Yargıtay da anılan kararında bu hususu bir bozma nedeni olarak belirtmiştir. (Referans: or.av.tr/guveni-kotuye-kullanma-sucu/)