Bir kimsenin, konutunun etrafı çitle çevrili bahçesine, ev sahibinin rızası olmaksızın girmesi eylemi, TCK m. 116 açısından konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturur mu? 'Konut' ve 'eklenti' kavramlarının ceza hukuku anlamındaki geniş yorumunu, Yargıtay kararları ışığında açıklayınız.
Evet, bu eylem konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturur. TCK m. 116/1, sadece 'konut'u değil, 'konutunun eklentilerini' de koruma altına almıştır. Eklenti, konutun özgülendiği amaca hizmet eden, onunla doğrudan bağlantılı olan ve dış dünyadan belirli bir şekilde ayrılmış yerlerdir. Metinde atıf yapılan Yargıtay kararlarında (örneğin YCGK 1993/352 K.) vurgulandığı gibi, ceza hukuku anlamında konut ve eklenti kavramları, medeni hukuktaki ikametgah kavramından daha geniştir. Bir yerin konut veya eklenti sayılıp sayılmayacağı, o yer sahibinin yaşam biçimi, gelenekler ve dış dünyadan ayırıcı belirtilere göre olaysal olarak değerlendirilir. Etrafı çitle, duvarla veya başka bir şekilde çevrilerek dış dünyadan ayrılmış ve konutla fiili bir bütünlük içinde olan bahçe, avlu, garaj, kömürlük gibi yerler, konutun 'eklentisi' olarak kabul edilir. Bu nedenle, böyle bir bahçeye rıza dışı girilmesi, TCK m. 116/1'de tanımlanan suçu oluşturur. Suçun oluşması için failin eve de girmesi şart değildir; eklentiye girmesi yeterlidir. (Referans: or.av.tr/konut-dokunulmazligi-ihlali-sucu-tck-116/)