CMK m. 201'de düzenlenen 'doğrudan soru yöneltme' (çapraz sorgu) sırasında, mahkeme başkanının, sanık veya tanığa 'Soruyu soran avukatın yüzüne değil, bana bakarak cevap vereceksin' şeklinde bir uyarıda bulunması, çapraz sorgunun doğasına ve amacına uygun mudur?
Hayır, bu tür bir müdahale çapraz sorgunun doğasına ve amacına aykırıdır. 'Çapraz Sorgunun Bütünlüğü' başlıklı makalede de eleştirildiği üzere, çapraz sorgu, sadece sözlü beyanların alınmasından ibaret değildir; aynı zamanda interaktif bir süreçtir. Bu sürecin temel unsurları şunlardır: 1) Yüz Yüzelik ve Etkileşim: Soruyu soran (avukat) ile cevap veren (sanık/tanık) arasındaki doğrudan göz teması ve etkileşim, beyanın samimiyetinin ve tutarlılığının ölçülmesinde kritik bir rol oynar. Vücut dili, ses tonu ve anlık tepkiler, mahkemenin ve tarafların delili değerlendirmesi için önemli veriler sunar. 2) Sorgunun Bütünlüğü: Mahkeme başkanının bu şekilde araya girerek cevapların kendisine yönlendirilmesini istemesi, sorgunun akıcılığını ve bütünlüğünü bozar. Bu durum, hem soruyu soranın hem de cevap verenin konsantrasyonunu dağıtır ve sorgunun etkinliğini azaltır. Metinde belirtildiği gibi, 'cevaplar sorana verilir'. Mahkeme başkanının görevi, sorgunun usulüne uygun (yönlendirici, ilgisiz, aşağılayıcı soruların sorulmaması gibi) yürütülmesini sağlamaktır, sorgunun doğal akışına müdahale etmek değil. Bu nedenle, 'bana bakarak cevap ver' şeklindeki bir talimat, çapraz sorgunun özünü zedeleyen, hukuki dayanağı olmayan ve hedeflenen amaca hizmet etmeyen bir yaklaşımdır. (Referans: sen.av.tr/.../capraz-sorgunun-butunlugu)