Mirasçılar, aralarında anlaşıp terekeye dahil bir taşınmazı fiilen paylaşmışlar, ancak tapuda bu paylaşıma uygun bir tescil yaptırmamışlardır. Bu fiili taksimden 12 yıl sonra, mirasçılardan biri, diğer mirasçının fiilen kullandığı kısım için 'mirasta denkleştirme' (iade) davası açmıştır. Bu dava zamanaşımına uğramış mıdır? Mirasta denkleştirme davasında zamanaşımı süresini ve başlangıç anını Yargıtay kararları ışığında açıklayınız.
Mirasta denkleştirme (iade) davasının (TMK m. 669 vd.) zamanaşımı, mirasın paylaşılıp paylaşılmadığına göre farklılık gösterir. Metinde atıf yapılan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/573 K. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde ortaya konulmuştur: 1) Miras Henüz Paylaşılmamışsa: Eğer tereke henüz hukuken taksim edilmemişse (yani elbirliği mülkiyeti devam ediyorsa), denkleştirme istemi herhangi bir zamanaşımına tabi değildir. Denkleştirme, paylaşmanın bir ön sorunu olarak her zaman ileri sürülebilir. 2) Miras Paylaşılmışsa: Eğer miras, mirasçılar arasında yapılan bir taksim sözleşmesiyle veya mahkeme kararıyla hukuken paylaşılmışsa, denkleştirme davası bu paylaşımdan itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, Borçlar Kanunu'ndaki genel dava zamanaşımı süresidir (TBK m. 146). Sorudaki olayda, mirasçılar arasında sadece 'fiili' bir taksim yapılmış, ancak tapuda tescil gibi hukuki bir paylaşma işlemi gerçekleşmemiştir. Elbirliği mülkiyeti devam etmektedir. Bu nedenle, miras hukuken paylaşılmamış sayılır. Dolayısıyla, denkleştirme davası zamanaşımına uğramamıştır ve 12 yıl sonra dahi açılabilir. (Referans: kadimhukuk.com.tr/makale/miras-hukuku-yargitay-kararlari/)