Bir sanığın, gıyabında ve kendisine iletilmesi kastı olmaksızın, bir başkasıyla yaptığı özel bir facebook yazışmasında mağdur hakkında 'onu vuracağım' şeklinde ifadeler kullandığı ve mağdurun bu yazışmayı, yazışmanın yapıldığı hesaba izinsiz girerek öğrendiği bir durumda, tehdit suçu (TCK m. 106) oluşur mu? Yargıtay'ın 'iletme kastı' kriterini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164998

Hayır, bu durumda tehdit suçu oluşmaz. Tehdit suçunun manevi unsurunun oluşabilmesi için, tehdit içeren sözlerin mağdurun 'huzur ve sükununu bozma' kastıyla söylenmesi gerekir. Bu kastın varlığı için tehdidin ya doğrudan mağdura yöneltilmesi ya da mağdura 'iletilmesi kastıyla' bir başkasına söylenmesi gerekir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, gıyapta (mağdurun yokluğunda) söylenen sözlerin tehdit suçunu oluşturabilmesi için, failin bu sözlerin mağdura ulaştırılacağını bilmesi ve istemesi, yani bir 'iletme kastı' ile hareket etmesi şarttır. Metinde atıf yapılan Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2019/18023 K. sayılı kararında da benzer bir olay ele alınmıştır. Somut olayda, sanık tehdit içeren sözleri mağdura değil, üçüncü bir kişiye özel bir yazışmada söylemiştir. Mağdur bu sözleri, failin iletme kastı olmaksızın, tesadüfen veya kendi çabasıyla (hesaba izinsiz girerek) öğrenmiştir. Failin, sözlerinin mağdura ulaşacağı yönünde bir beklentisi veya amacı bulunmadığından, 'iletme kastı' yoktur. Bu nedenle, suçun manevi unsuru oluşmadığından tehdit suçundan ceza verilemez. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/internetten-sosyal-medya-uzerinden-tehdit-sucu-cezasi.html)