İşçinin, işvereni aleyhine tanıklık yapması nedeniyle işten çıkarılması durumunda, işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmamasına göre talep edebileceği tazminatlar nelerdir? Bu eylemin 'kötüniyet' olarak nitelendirilmesinin sonuçlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164994

İşçinin işvereni aleyhine tanıklık yapması, yasal bir hakkın ve vatandaşlık görevinin kullanılmasıdır. Bu nedenle işçinin işten çıkarılması, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup haksız bir fesihtir. İşçinin talep edebileceği tazminatlar, iş güvencesi kapsamında olup olmamasına göre değişir: 1) İşçi İş Güvencesi Kapsamındaysa (İş K. m. 18-21): Bu durumda işçi, feshin geçersizliği ve işe iadesi için dava açabilir. Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse, işçinin başvurusu üzerine işveren işe başlatmazsa, işçiye en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında 'işe başlatmama tazminatı' ve boşta geçen süre için en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarını ödemek zorunda kalır. İşe iade davası açan işçi, ayrıca kötüniyet tazminatı talep edemez, çünkü işe başlatmama tazminatı zaten bu tür haksızlıkları yaptırıma bağlamaktadır. 2) İşçi İş Güvencesi Kapsamında Değilse: Bu durumda işçi işe iade davası açamaz. Ancak, işverenin feshi 'hakkın kötüye kullanılması' niteliğinde olduğu için, işçi İş Kanunu m. 17/4 uyarınca 'kötüniyet tazminatı' talep edebilir. Bu tazminat, işçinin bildirim süresinin üç katı tutarındadır. Buna ek olarak, eğer işveren bildirim sürelerine de uymadıysa, işçi ayrıca 'ihbar tazminatı' da talep edebilir. Her iki durumda da, koşulları varsa işçi 'kıdem tazminatı' ve diğer işçilik alacaklarını (yıllık izin, fazla mesai vb.) talep etme hakkını saklı tutar. (Referans: kadimhukuk.com.tr/.../isci-alacaklari-cesitleri-sartlari/ - Kötüniyet Tazminatı bölümü)