Ceza yargılamasında beraat eden ve kendisini bir müdafi ile temsil ettiren sanık yararına, Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesinin şartları ve mantığı nedir? Sanığın CMK gereğince görevlendirilen (barodan atanan) bir müdafii olması durumunda bu ücret nasıl hesaplanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164983

Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mantığı, 'silahların eşitliği' ve 'hak arama özgürlüğü' ilkelerine dayanır. Devlet, bir vatandaşına karşı kamu gücünü kullanarak bir ceza davası açmakta ve onu yargılamaktadır. Eğer bu yargılama sonucunda sanığın suçsuz olduğu anlaşılır ve beraatine karar verilirse, sanığın bu süreçte kendini savunmak için katlandığı zorunlu giderlerden biri olan avukatlık ücretinin, davayı açan Hazine tarafından karşılanması adil bir çözüm olarak kabul edilmiştir. AAÜT m. 14/4 bu durumu düzenler. Şartları şunlardır: 1) Sanığın beraat etmesi. 2) Sanığın kendisini bir vekil (müdafi) ile temsil ettirmiş olması. Sanığın CMK gereğince görevlendirilen (zorunlu müdafii) olması durumunda da bu hak geçerlidir. Ancak, bu durumda bir mahsuplaşma yapılır. Hüküm şu şekildedir: 'Bu hüküm, sanığın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır.' Yani, mahkeme yine tarife uyarınca sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmeder, ancak bu ücretten, zorunlu müdafiye Hazine tarafından ödenen ücretin düşülmesine karar verir. Kalan bir fark varsa, bu sanığa ödenir. (Referans: zulkufarslan.av.tr/avukatlik-asgari-ucret-tarifesi-2025/ Madde 14)