Bir alacaklı, borçlusundan olan muaccel alacağını, borçlunun rızasını almaksızın yazılı bir sözleşmeyle üçüncü bir kişiye devretmiştir (alacağın temliki). Bu devir işlemiyle birlikte, asıl alacağa bağlı olan ancak sözleşmede ayrıca belirtilmeyen işlemiş faiz alacağı ve kefalet gibi fer'i hakların akıbeti ne olur? TBK m. 189 çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164966

TBK m. 183 uyarınca, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Bu devrin geçerliliği TBK m. 184 uyarınca yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Alacağın devrinin en önemli sonuçlarından biri TBK m. 189'da düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, alacağın devri ile birlikte, devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve diğer bütün bağlı (fer'i) haklar da devralana (temellük edene) geçer. Bu ilke uyarınca: 1) İşlemiş Faiz Alacağı: Devir anına kadar işlemiş olan ve henüz tahsil edilmemiş faizler, asıl alacağa bağlı bir fer'i hak olduğundan, temlik sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça veya kanundan farklı bir sonuç doğmadıkça, asıl alacakla birlikte yeni alacaklıya (devralana) geçer. Devir tarihinden sonra işleyecek faizleri talep hakkı da doğal olarak yeni alacaklıya aittir. 2) Kefalet Hakkı: Kefalet, asıl alacağı güvence altına alan fer'i nitelikte bir teminattır. Bu nedenle, asıl alacak devredildiğinde, alacağı güvence altına alan kefalet hakkı da kendiliğinden yeni alacaklıya geçer. Yeni alacaklı, borçlunun borcunu ödememesi halinde kefile başvurma hakkını da devralmış olur. Kısacası, alacağın temlikiyle sadece asıl alacak değil, ona bağlı olan ve devredenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olmayan tüm fer'i haklar da (rehin, hapis hakkı, işlemiş faiz, cezai şart, kefalet vb.) devralana intikal eder. (Referans: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/alacagin-temliki-veya-devri-sozlesmesi-nedir.html)