TCK m. 90/4 uyarınca, hasta bir insan üzerinde 'tedavi amaçlı deneme' yapılmasının hukuka uygun sayılabilmesi için aranan kümülatif (birlikte) şartlar nelerdir? Bu şartlardan birinin eksikliği halinde, iyi niyetle hareket eden hekimin cezai sorumluluğu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164964

TCK m. 90/4, hasta bir insan üzerinde tedavi amaçlı denemenin hukuka uygunluğunu çok sıkı şartlara bağlamıştır. Bu şartlar kümülatif olup, birinin dahi eksikliği denemeyi hukuka aykırı hale getirir. Şartlar şunlardır: 1) Tıbbi Zorunluluk: Bilinen (klasik) tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılmış olması. Yani deneme, son çare olmalıdır. 2) Bilimsel Yöntemlere Uygunluk: Yapılacak denemenin, keyfi değil, bilimsel temellere dayanan bir yöntem olması gerekir. 3) Bilgilendirilmiş ve Yazılı Rıza: Hastanın, yapılacak denemenin mahiyeti ve olası sonuçları hakkında yeterli düzeyde bilgilendirilmesi ve buna dayalı olarak 'yazılı rıza'sının alınması zorunludur. Rıza olmaksızın yapılan deneme, doğrudan suçun maddi unsurunu oluşturur. 4) Uzman Hekim ve Hastane Ortamı: Denemenin, konusunda uzman bir hekim tarafından ve gerekli donanıma sahip bir hastane ortamında yapılması gerekir. Bu şartlardan herhangi birinin eksikliği halinde, hekimin eylemi hukuka aykırı hale gelir. Fail, TCK m. 90/4'ün ilk cümlesi uyarınca 'rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi' olarak kabul edilir ve bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hekimin iyi niyetli olması veya hastayı iyileştirme amacı gütmesi, suçun oluşmasını engellemez; zira kanun bu şartları objektif hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlemiştir. Ancak iyi niyet, cezanın TCK m. 61 uyarınca bireyselleştirilmesinde dikkate alınabilir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-90-insan-uzerinde-deney-sucu.html)