İnternet üzerinden sahte (fake) bir sosyal medya profili aracılığıyla bir kişiye 'seni öldüreceğim' şeklinde mesaj gönderilmesi eylemi, TCK m. 106 açısından nasıl nitelendirilmelidir? Bu eylemin nitelikli hal kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini, şikayet ve uzlaştırma şartlarını açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 106'da düzenlenen tehdit suçunu oluşturur. Mesaj, mağdurun hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştireceği beyanını içerdiğinden, suçun temel şeklini (m. 106/1, birinci cümle) oluşturur. Ancak, eylemin 'sahte profil' üzerinden işlenmesi, suçun nitelikli hali kapsamında değerlendirilmesini gerektirir. TCK m. 106/2-b, tehdidin 'kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle' işlenmesini daha ağır cezayı gerektiren bir nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Yargıtay, sahte (fake) sosyal medya profillerini, failin kimliğini gizleyerek kendisini tanınmaz hale getirmesi olarak yorumlamakta ve bu durumu m. 106/2-b kapsamında görmektedir. Bu nitelikli hal, mağdur üzerindeki korku ve endişeyi artırdığı ve failin tespitini zorlaştırdığı için daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. Dolayısıyla, fail hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu suçun nitelikli hali (TCK m. 106/2), şikayete tabi değildir. Savcılık tarafından re'sen soruşturulur ve şikayetten vazgeçme davayı düşürmez. Ayrıca, TCK m. 106/2 kapsamındaki tehdit suçu, uzlaştırma kapsamında değildir. Bu nedenle, uzlaştırma prosedürü uygulanmaksızın doğrudan yargılama yapılır. (Referans: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/internetten-sosyal-medya-uzerinden-tehdit-sucu-cezasi.html)