TCK m. 155'te düzenlenen 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçu ile TCK m. 247'de düzenlenen 'zimmet' suçu arasındaki temel ayrım noktası nedir? Bir anonim şirketin müdürünün, şirket malını kendi menfaatine kullanması eylemi hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir? Bu suçun uzlaştırma kapsamında olup olmadığını tartışınız.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2) ile zimmet (TCK m. 247) suçları arasındaki temel ayrım, failin ve mağdurun sıfatı ile suçun konusunu oluşturan malın niteliğinden kaynaklanır. Zimmet suçu, ancak bir 'kamu görevlisi' tarafından, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu 'kamuya ait' mal üzerinde tasarrufta bulunulmasıyla işlenebilir. Güveni kötüye kullanma suçu ise, herhangi bir kişi tarafından, kendisine 'muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere' zilyetliği devredilen ve başkasına (özel kişiye) ait olan mal üzerinde işlenir. Bir anonim şirketin müdürü, 'kamu görevlisi' sayılmaz ve şirket malı da 'kamuya ait mal' değildir. Bu nedenle, şirket müdürünün şirket malını kendi menfaatine kullanması eylemi, zimmet suçunu değil, TCK m. 155/2'de düzenlenen 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturur. Bu suç, hizmet ilişkisinin sağladığı güvenin ihlali suretiyle işlendiği için nitelikli haldir. 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, TCK m. 155'te düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun hem temel (m.155/1) hem de nitelikli (m.155/2) hali, uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Dolayısıyla, bu suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesi için öncelikle uzlaştırma prosedürünün işletilmesi zorunludur. (Referans: or.av.tr/guveni-kotuye-kullanma-sucu/)