Seri muhakeme usulünün (CMK m. 250) uygulanabilmesi için şüphelinin bu usulü müdafii huzurunda kabul etmesi şarttır. Şüphelinin bu usulü kabul ettikten sonra, ancak mahkeme hüküm kurmadan önce bu iradesinden vazgeçmesi halinde hukuki süreç nasıl işlemelidir? Bu vazgeçmenin, sonraki genel hükümlere göre yapılacak yargılamada delil olarak kullanılıp kullanılamayacağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #164947

Seri muhakeme usulü, şüphelinin özgür iradesiyle kabulüne dayanan özel bir yargılama yöntemidir. Metinde belirtildiği üzere, şüpheli, mahkeme tarafından hüküm kuruluncaya kadar seri muhakeme usulünün uygulanmasına yönelik iradesinden vazgeçebilir. Bu durumda, CMK m. 250'nin ruhu ve amacı gereği, seri muhakeme usulü tamamlanamamış sayılır. Mahkeme, bu vazgeçme beyanı üzerine dosyayı, soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına iade etmelidir. Bu aşamadan sonra Cumhuriyet savcısı, genel hükümlere göre bir iddianame düzenleyerek kamu davası açacaktır. En kritik nokta ise, bu süreçte şüphelinin seri muhakeme usulünü başlangıçta kabul ettiğine ilişkin beyanlarının ve bu usulün uygulanmasına dair diğer belgelerin, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamamasıdır. Bu kural, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 5/8. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Bu yasak, şüphelinin iradesini serbestçe açıklamasını ve daha sonra bu iradesinden dönmesi halinde aleyhine bir sonuç doğmasını engellemeyi amaçlayan önemli bir güvencedir. Aksi takdirde, hiç kimse aleyhine delil olarak kullanılma riski olan bir usulü kabul etmeye yanaşmazdı. (Referans: barandogan.av.tr/.../seri-yargilama-usulu.html)