Bir memura, 657 sayılı DMK m. 125/B-d uyarınca, 'Hizmet sırasında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak' fiilinden 'kınama' cezası verilmiştir. Bu cezanın iptali istemiyle açılan davada mahkeme, 'itibar ve güven duygusunu sarsma' kavramını nasıl yorumlamalıdır? Bu kavramın, aynı kanunun 125/A-e maddesindeki 'Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranış' kavramından farkı nedir?
'İtibar ve güven duygusunu sarsma' kavramı, 'vakara yakışmayan davranış' kavramından daha ağır ve daha somut bir durumu ifade eder. Mahkeme, bu kavramı yorumlarken, memurun davranışının, vatandaşların veya kurumun diğer çalışanlarının, o memurun görevini tarafsız, dürüst ve liyakatle yapacağına dair inancını somut olarak zedeleyip zedelemediğini araştırmalıdır. 'Vakara yakışmayan davranış' daha çok memurun kişisel tutum ve davranışlarının mesleğin saygınlığıyla uyumsuzluğunu ifade ederken; 'itibar ve güveni sarsma', doğrudan memurun görevini ifa etme şekline ve dürüstlüğüne yönelik şüphe uyandıran eylemleri kapsar. Örneğin, bir satın alma komisyonu üyesinin, ihaleye katılan bir firma yetkilisiyle samimi ve çıkar ilişkisi şüphesi doğuran bir şekilde görülmesi, 'itibar ve güveni sarsan' bir davranıştır. Buna karşılık, memurun mesai dışında kaba bir dil kullanması, 'vakara yakışmayan davranış' olarak değerlendirilebilir. Kınama cezasını gerektiren fiil, daha objektif ve görevin ifasıyla daha yakından ilgili bir güven kaybına yol açmış olmalıdır.