Bir ceza davasında, sanık hakkında hem 'beraat' kararı verilmiş hem de sanık vekili lehine Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Cumhuriyet savcısı, sadece beraat kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuş, vekalet ücretine ilişkin bir itirazda bulunmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, beraat kararını kaldırıp sanığın mahkumiyetine karar verirse, ilk derece mahkemesinin hükmettiği vekalet ücretinin akıbeti ne olur?
Bölge Adliye Mahkemesi, beraat kararını kaldırıp mahkumiyet hükmü kurduğunda, ilk derece mahkemesinin sanık lehine hükmettiği vekalet ücreti de kendiliğinden ortadan kalkar ve infaz kabiliyetini yitirir. Vekalet ücreti, davanın esasına ilişkin hükmün (beraat, mahkumiyet, düşme vb.) bir fer'i (eki) niteliğindedir. Asıl hüküm ortadan kalktığında, ona bağlı olan fer'i hükümler de hukuki dayanağını kaybeder. İstinaf incelemesi sonucunda beraat kararı, yani sanığın lehine olan sonuç, mahkumiyet gibi aleyhe bir sonuca dönüştüğü için, artık sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin koşulları (beraat etmiş olma) kalmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, yeni kuracağı mahkumiyet hükmünde, yargılama giderlerini de yeniden düzenleyerek, sanığı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edecek ve sanık lehine vekalet ücretine yer olmadığına karar verecektir. Savcının vekalet ücretine ayrıca itiraz etmemiş olmasının bir önemi yoktur, çünkü bu, asıl hükmün kaderine bağlı bir sonuçtur.